Make your own free website on Tripod.com

 
 

 

Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme kavşağında TÜRKİYE YÖNÜNÜ ARIYOR

 
  Türkiye, her alanda bir fakirleşmenin içinde. Sadece milli gelirimiz azalmakla, sosyal hayatımızın kalitesi düşmekle kalmadı, düşünce ve siyasetimiz de "düzeysizleşti". Perspektif daralması ve zihin körleşmesi ülkemizin önündeki en büyük tehlikelerden biridir. Siyasal düşünceler sona erdiğinden, buna bağlı olarak siyasal hareketler de bitti. Bugün Türkiye'de değişik isimler altında neredeyse "tek parti" vardır.

Bu tek partinin niteliği de herhangi bir siyasi düşünce, tasarım ve ilkeye dayanmanın olumsuzlanması, hiçbir derinlik ve inanmışlık taşımayan düşüncelerin şalıyla sığ pragmatizm ve oportünizmlerin üzerinin örtülmesi kurnazlığından başkası değildir. Biz, siyasal düşünce(ler) olmadan, siyasetin de olmayacağı kanaatini taşımaktayız. Bugünkü sorunumuz, herşeyden çok 'büyük politik anlatılardan'yoksun kalmış olmamızdır.

Siyasi düşünce düzeyinde yaşanan tükeniş nedeniyledir ki "siyaset", adeta kişilere eşitlenmiştir. Ali mi Veli mi çekişmesinden Türkiye'nin kazanacak hiçbir şeyi yoktur. Siyaset, tez ya da proje siyasetine dönüşmeli, siyasete adım atmak isteyenlerden 'tezi', 'projesi' ve 'tasarımı' sorulmalıdır. Yarın Dergisi olarak bizler, siyaset ile siyasi düşünce arasında kopan bağın yurttaşlık ve yurtseverlik bağlamında yeniden kurulmasına çaba göstereceğiz. Sağ ya da sol, milliyetçi ya da enternasyonalist, Avrupacı ya da Avrasyacı, dindar ya da laik gibi bütün pozisyonlarda siyasi eylem ve tutumların, 'tasarımcı düşünce' eksenine oturmasıyla Türkiye'nin verimli, yaratıcı ve sorun çözücü bir atmosfere kavuşacağına inanmaktayız.  
Yarın Dergisi, bütün iktidarın millete devredilmesini isteyecektir. Bağımsızlık ve milli hakimiyet bizim şiarımızdır.

Türkiye'ye dışarıdan, Brüksel'in, Londra'nın, Paris'in, Washington'un, Berlin'in, Pekin'in, Tahran'ın, Riyad'ın gözlüğünden bakma alışkanlığı siyaset ve düşünce hayatımızda ne yazık ki yaygınlaşmıştır. Yarın Dergisi, Türkiye gözlüğünden başka hiçbir gözlük takmayacaktır. Hangi düşünce, görüş ya da inancı benimserse benimsesin muhataplarında öncelikle iki şey, Türkiye'ye aidiyet (yerlilik) ve haysiyet arayacaktır. Türkiye'ye dayanmak kaydıyla her türlü düşünce, görüş ve inancın sonuna kadar serbestçe savunulması ve örgütlenmesinin yanında olacaktır.

Türkiye, giderek "dış merkezlere" daha bağımlı bir ülke haline gelmektedir. Kendi karar ve irade alanı daralmaktadır. Devlet ve millet katında hızla yayılan "güçsüzlük duygusu"nun etkisiyle, "dışardan güç devşirme" arayışları artmaktadır.

Yarın Dergisi, "kendine dayanmayı" önceleyecek, milletin imkan ve kabiliyetlerine (öz)güvenin geliştirilmesine çalışacaktır. Bu bağlamda, yurtseverlik/vatanseverlik ve yurttaşlık temelinde bir ortak ülkü ve biz bilincinin geliştirilmesini hedefleyecektir. Hiçbir suni ayrım ve dışlamaya yer vermeyecek, şairin diliyle "bu cennet, bu cehennem bizim" hissiyatıyla hareket edecektir. Düşünce ve tutumlarında milletin varlık ve bekasını esas alacaktır. Bu bağlamda milli meşruiyeti ölçü alacaktır. Devlet de dahil olmak üzere her siyasal, sosyal, kültürel olguyu milli meşruiyeti içerdiği kadar onaylayacak, uzak kaldığı kadar eleştirecektir. Milli Meşruiyetin kıstası ise milletin, eşit, özgür ve adil seçimlerle belirttiği iradedir.
Yarın Dergisi, bütün iktidarın millete devredilmesini isteyecektir. Bağımsızlık ve milli hakimiyet bizim şiarımızdır.

Yarın Dergisi, devletin, siyasetin, ekonominin ve kültürün özgürleştirilmesi ve demokratikleştirilmesini koşulsuzca sahiplenip savunacaktır. Yarın Dergisi olarak yerli ve haysiyetli her kişi ve kesimi, ortak sorunlarımıza çözüm aramak için işbirliği ve dayanışmaya davet ediyoruz.

Mutlu ve güzel Yarınlar dileğiyle…



 
Hakkımızda | Abonelik | Geçmiş Sayılar | Bize Ulaşın |